İçeriğe geç
Aydın Bülten

Gündelik hayata dair sade ve meraklı okumalar

Güzellik ve Bakım 4 dk okuma Mert Ilgaz Güncellendi:

Saç Gözenekliliği: Aynı Ürün Neden Herkeste Aynı Sonucu Vermez

Saçın suyu ve bakım maddelerini içine alma eğilimi, hangi ürünün işe yarayacağını belirleyen en önemli ama en az bilinen özelliktir.

Aynı bakım ürününün bir kişide harika, başka birinde hiç sonuç vermemesi sık karşılaşılan bir durumdur. Saç tipi genellikle düz, dalgalı ya da kıvırcık diye sınıflandırılır, oysa ürünlerin nasıl davranacağını belirleyen bir başka özellik daha vardır.

Bu özellik gözenekliliktir; yani saç telinin suyu ve bakım maddelerini içine alma eğilimi. Gözeneklilik farkı, aynı kremin birinde ağırlık yapıp diğerinde hiç hissedilmemesini açıklar.

Gözeneklilik nedir

Saç telinin en dış katmanı, birbirinin üzerine binmiş pullardan oluşur. Bu pullar çatı kiremitleri gibi dizilir ve içteki katmanları korur.

Pullar sıkı kapalıysa hem nemin içeri girmesi hem de dışarı çıkması zorlaşır. Aralanmış ya da zarar görmüşse su hızla girer ve aynı hızla kaybolur. Gözeneklilik, kabaca bu pulların ne kadar kapalı durduğunun ölçüsüdür.

Üç genel grup

Düşük gözenekli saç ıslanmakta zorlanır; su yüzeyde bir süre boncuklanır. Ürünler saçın üzerinde birikir ve içeri işlemez. Bu saç genellikle parlak görünür ama kolayca ağırlaşır.

Yüksek gözenekli saç ise anında ıslanır ve çok hızlı kurur. Ürünleri hemen içine çeker, kısa süre sonra yeniden kurur ve elektriklenmeye, uç kırılmasına yatkındır.

Orta gözeneklilik ikisinin arasındadır ve en kolay yönetilen gruptur. Ürün çeşitliliğine karşı en toleranslı yapı budur.

Gözeneklilik saçın tamamında aynı olmak zorunda da değildir. Dipteki yeni uzamış kısım genellikle daha kapalı ve sağlamdır; uçlar ise yıllarca ısıya, güneşe ve sürtünmeye maruz kaldığı için çok daha gözeneklidir. Bu yüzden aynı saçta iki farklı bakım ihtiyacı bir arada bulunabilir.

Evde nasıl gözlemlenir

Yaygın olarak anlatılan bardak testi, yani bir saç telini suya bırakıp batıp batmadığına bakmak, güvenilir bir yöntem değildir. Sonuç saçtaki ürün kalıntısına ve telin yağlılığına göre değişir.

Daha anlamlı ipuçları günlük gözlemlerden gelir: saçın duşta ıslanma süresi, havluyla kurulandıktan sonra kuruma hızı ve bir bakım maskesinin ardından saçın kaç gün yumuşak kaldığı. Bu üç gözlem birlikte oldukça iyi bir fikir verir.

Bu gözlemleri birkaç gün üst üste yapmak da önemlidir. Tek seferlik bir izlenim, o gün kullanılan ürünün ya da havanın nemine göre yanıltıcı olabilir. Aynı koşullarda tekrarlanan gözlemler ise tutarlı bir eğilim gösterir.

Düşük gözenekli saçta bakım

Buradaki temel sorun ürünün içeri girememesidir. Bu yüzden yoğun ve ağır kremler yerine hafif dokulu ürünler daha iyi sonuç verir.

Ilık su ve maske sırasında saçı bir bone ile kapatmak, pulların hafifçe aralanmasına yardımcı olur. Birikmeyi önlemek için ara ara arındırıcı bir yıkama yapmak da bu gruptaki saçlarda belirgin fark yaratır.

Yüksek gözenekli saçta bakım

Burada sorun tersine, alınan nemin tutulamamasıdır. Çözüm nemi katmanlamak ve üzerini kapatmaktır: önce su bazlı bir ürün, ardından krem, en son yağ ya da yağ içeren bir kapatıcı.

Protein içeren bakım ürünleri bu grupta işe yarar çünkü hasarlı yüzeydeki boşlukları geçici olarak doldururlar. Ancak dozu kaçırmak saçı sertleştirip kırılgan hale getirir; protein ve nem dönüşümlü kullanılmalıdır.

Uç kısımlara ayrı davranmak bu noktada işe yarar. Ürünü önce uçlara, kalanını diplere uygulamak hem gereksiz ağırlığı önler hem de en çok ihtiyaç duyan bölgeye en fazla payı bırakır. Aynı mantık ısıl işlem sırasında koruyucu ürün kullanımı için de geçerlidir.

Gözenekliliği artıran etkenler

  • Yüksek sıcaklıkta ve sık yapılan ısıl şekillendirme
  • Renk açma ve kimyasal işlemler
  • Uzun süreli güneş ve tuzlu su teması
  • Islak saçı sert havluyla ovalamak
  • Sık ve agresif taramanın yol açtığı mekanik sürtünme

Bu etkenlerin ortak yanı, dış katmandaki pulları aşındırmalarıdır. Doğuştan gelen yapı değişmez, ancak gözeneklilik büyük ölçüde alışkanlıklarla artar ve bu artış geri döndürülemez.

Ürün sırası ve denge

Bakımda sıra en az ürün seçimi kadar önemlidir. Suyla temas eden hafif ürünler önce, kapatıcı ve yağlı olanlar sonra gelmelidir. Ters sıra, nemin saça hiç ulaşamamasına yol açar.

İkinci ilke nem ve protein dengesidir. Yumuşak ama şekilsiz duran saç genellikle protein ister; sert, cansız ve kolay kırılan saç ise nem eksikliğine işaret eder. Saçın tepkisini izleyip dozu ayarlamak, sabit bir rutine bağlı kalmaktan daha iyi sonuç verir.

Suyun ve havanın rolü

Bakım rutininde çoğu zaman atlanan bir değişken suyun sertliğidir. Sert suda çözünen mineraller saç yüzeyinde ince bir tabaka bırakır. Bu tabaka zamanla birikerek ürünlerin işlemesini engeller ve saçı mat gösterir.

Belirtiler gözenekliliğe benzer: saç kolay ıslanmaz, ürünler yüzeyde kalır, durulama sonrası bir kayganlık hissi sürer. Bu yüzden ürün değiştirmeden önce suyun etkisini gözden geçirmek yerinde olur.

Ortamın nemi de sonucu değiştirir. Yüksek gözenekli saç nemli havada havadan su çeker ve kabarır; kuru havada ise hızla nem kaybeder. Kapatıcı ürünlerin mevsime göre ayarlanması bu dalgalanmayı azaltır.

Gözeneklilik kavramını tanımak, bakım rafındaki denemelerin çoğunu gereksiz kılar. Saçın ıslanma ve kuruma davranışını birkaç gün gözlemlemek, hangi ürün ağırlığının ve hangi uygulama sırasının işe yarayacağını çoğu tavsiye listesinden daha isabetli biçimde gösterir.